Türkiye’nin Kasım 2018’deki ihracatı, yüzde 9,4 artarak 15 milyar 529 milyon dolar oldu

Türkiye’nin Kasım 2018’deki ihracatı, 2017 yılının ayına göre yüzde 9,4 artarak 15 milyar 529 milyon dolar oldu. İthalat ise yüzde 21,3 azalarak 16 milyar 180 milyon dolara geriledi.

Türkiye ekonomisinin son dönemde atılan adımlarla sürdürdüğü yükselen grafiği, kendisini ithalat ve ihracatta göstererek somutlaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı geçici dış ticaret verilerine göre Türkiye’nin Kasım 2018’de gerçekleştirdiği ihracat, 2017 yılının aynı ayına göre yüzde 9,4 artışla 15 milyar 529 milyon dolara ulaştı.

Dış ticaret açığının yüzde 89,8 azalış göstererek 651 milyon dolara gerilediği kasım ayında ithalat da yüzde 21,3 azalarak 16 milyar 180 milyon dolar olarak gerçekleşti.

AB’ye ihracat arttı

Avrupa Birliği’ne (AB) yapılan ihracat yüzde 10,9 artarak 7 milyar 730 milyon dolara ulaşırken, AB’nin ihracattaki payı Kasım 2017’de yüzde 49,1 iken, Kasım 2018’de ise yüzde 49,8 olarak gerçekleşti.

Kasım ayında 1 milyar 430 milyon dolarlık ihracat yapılan Almanya birinci sırada yer alırken, onu 983 milyon dolar ile İngiltere, 871 milyon dolar ile İtalya ve 855 milyon dolar ile Irak takip etti.

Araç sahiplerine müjde! Yılbaşında zam yok

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve otoyollara yılbaşında zam yapılmayacak.

Karayolları Genel Müdürlüğünce işletilen köprü ve otoyollardan geçiş ücretlerine yılbaşında zam yapılmayacak.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Karayolları Genel Müdürlüğünce işletilen Fatih Sultan Mehmet ve 15 Temmuz Şehitler köprüleri ile otoyollardan araç geçiş ücretleri yılbaşında artırılmayacak.

Söz konusu uygulama, Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle yapılan köprü ve otoyolları kapsamayacak.

EPDK’dan ucuz elektrik sürprizi!

EPDK, 1 Ocak elektrik tarifesinde “gece” sürprizi yaptı. Akıllı sayacı bulunan, gece saat 22.00’den sonra ütü yapan, çamaşır yıkayan, fırın çalıştıran aboneler, diğerlerine göre çok ucuza elektrik tüketecek.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) yeni elektrik tarifesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Konut elektriğine yüzde 10 indirim yapıldı. Elektriğin kilovatsaati, vergi ve paylar ve dağıtım bedeli hariç 28 kuruşa düştü. Habertürk’den Olcay Aydilek’in haberine göre Tarifelerde yüzbinlerce aboneyi ilgilendiren bir indirime daha imza atıldığı ortaya çıktı.

Peki, bu indirimden hangi aboneler yararlanacak? Akıllı sayacı bulunan milyonlarca abone… Bu gruba giren aboneler, dağıtım şirketlerine bildirmeleri halinde “üç zamanlı tarife”den elektrik kullanabiliyor. Halen, yüzbinlerce abone bu grupta yer alıyor.

Söz konusu abonelerin, tüketimlerini 22.00-06.00 saatleri arasına kaydırmaları halinde faturaları hafifleyecek. EPDK, gece tarifesinde yüzde 25 indirim yaptı. Vergiler, paylar ve dağıtım bedeli hariç elektriğin kilovatsaati, 16.9 kuruştan 12.5 kuruşa çekildi.

AMAN DİKKAT, ÇARPILIRSINIZ!

Söz konusu aboneler, “puant” olarak anılan 17.00-22.00 saatleri arasında tüketecekleri her birim elektrikte ise tarifeye çarpılacak. Her kilovatsaati 48 kuruştan elektrik tüketecek. Bu aboneler, 06.00-17.00 saatleri arasında tüketecekleri elektriğe de 28 kuruş ödeyecek. Üç zamanlı tarife dışında kalan aboneler, günün her saatinde 28 kuruştan elektrik kullanıyor.

UZMANLARDAN UYARI

Uzmanlar, bu gruba giren aboneleri tüketimlerini geceye kaydırmaları konusunda uyardı. Uzmanlar, “Üç zamanlı tarifeden elektrik tüketen aboneler, yoğun tüketimlerini geceye kaydırmaları halinde çok ucuza elektrik kullanabilecek. Ancak, puant saate kayan tüketimlerinde yüksek bir bedelle karşı karşıya kalacaklarını ve faturaya çarpılacaklarını unutmamalılar” dedi.

FETÖ’cü Çiçek adım adım takip edildi

ABD’li yetkililerden oluşan bir heyet, Fetullahçı Terör Örgütüyle (FETÖ) ilgili Türkiye’nin ABD’ye sunduğu yeni deliller konusundaki gelişmeleri ele almak üzere 3-4 Ocak’ta Ankara’da görüşmeler yapacak.

Görüşmeler, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve yakın çevresinin darbe girişimindeki rollerinin ortaya konulması ve ABD tarafının harekete geçmesini sağlamak açısından önem arz ediyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz 2016 darbe girişimin sözde sivil imamları Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Harun Biniş ve Nurettin Oruç’un aynı yıl ocak, mart ve haziran ayları içerisinde ABD’de bulunduğunu tespit etmişti.

Söz konusu isimlerin Fetullah Gülen’le darbenin ön toplantılarını yaptığı biliniyor.

Darbe girişiminin ardından Akıncı Üssü’nden kaçarken yakalanan isimlerden Hakan Çiçek’in telefonu arazi aramalarında bulunmuştu.

Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığında incelenen ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan 12 kişilik özel ekip tarafından değerlendirilen telefondan çıkan dijital izlerde, cihazın nerelerde kullanıldığı anlaşılmıştı.

Çiçek’e ait ABD numaralı GSM hattının ilk kez 7 Mart 2016’da FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in kaldığı Pensilvaya’daki çiftlik evinde aktive edildiği tespit edilmişti.

Telefonun aktive olduğu andan itibaren kaydettiği lokasyon verilerinden koordinatlar çıkarılmıştı.

Türk yetkililer, tüm bu dijital izleri 13 Temmuz 2018’de Amerikalı meslektaşlarıyla yaptıkları toplantıda masaya koyarak FETÖ’nün darbe girişimindeki rolünü kanıtladı.

ABD tarafı da verileri alarak üzerinde kendi değerlendirmesini yapmaya başladı.

ABD’nin yeni durum değerlendirmesi bekleniyor

Ankara’da 3-4 Ocak’ta Dışişleri, İçişleri ve Adalet Bakanlığı yetkililerin katılımıyla gerçekleşecek toplantıda, ABD’nin yeni delillere ilişkin değerlendirmesi öğrenilecek.

ABD tarafı, 18 eyalette FETÖ bağlantılı kuruluş ve isimlerin vize usulsüzlüğü ile kara para aklama gibi organize suç işlerine ilişkin daha önce başlattığı ön incelemelerdeki son durumu aktaracak.

ABD’de, 2013’te Kongre üyelerinin Azerbaycan’a yaptığı gezinin finansmanıyla ilgili yasaların ihlal edilmesinden sorumlu tutulan ve ağustosta Ermenistan’da tutuklanan Kemal (Kevin) Öksüz’ün, ABD’ye iade edilmesi son dönemde dikkat çekici gelişmeler arasında yer almıştı.

Türk yetkililer, Öksüz meselesinin, FETÖ’nün ABD’de okul ve dernek gibi çeşitli kuruluşlar üzerinden yaptığı yasa dışı işlerin açığa çıkmasında ve ABD kamuoyunun ilgisini toplama noktasında dönüm noktası olabileceğini belirtiyor.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, FBI tarafından örgüt hakkında yürütülen soruşturmayı ciddiye aldığını vurgulayarak, şüpheci yaklaştıklarını ancak bazı neticeleri görmeye başladıklarını söylemişti.

Çiçek’in telefonundan çıkan kanıt

15 Temmuz darbesinin sivil imamlarından Hakan Çiçek’in cihazı aktive ettikten sonra, kullanıcı adını ve şifresini unutmamak için LivePhoto tekniğiyle bunları yazdığı bir kağıdın fotoğrafını çektiği ortaya çıktı.

Çektiği fotoğrafı telefonunda saklayan Çicek’in kaydettiği görsele AA ulaştı.

Görselde, sanığın kendi el yazısıyla telefon numarasını, “suneyes34@gmail.com” mail adresiyle kullandığı icloud hesabını ve şifresini not ettiği görülüyor.

Bu görsel, Akıncı Üssü’ündeki arazi aramasında bulunan cihazın Çiçek’e ait olduğunun kanıtlarından birini oluşturuyor.
AA koordinatların izini sürdü

ABD’deki AA ekibi, Hakan Çiçek’in telefonunda kayıtlı koordinatları New York kent merkezinde navigasyon uygulamasına girdi.

New York’tan yola çıkan AA ekibini, “40.870487,-75.32150” ile “40.870500,-75.321300” koordinatları doğrudan Fetullah Gülen’in Pensilvanya’da kaldığı çiftliğe götürdü.

O anları görüntüleyen AA ekibi, 25 Haziran 2016’da telefona kaydedilen “40.583818,-73.948949” koordinatı da navigasyona girdi.

Bu koordinat da AA ekibini, ABD’de örgüt mensuplarının buluşma yerlerinden biri olan New York’un Brooklyn semtindeki Masal Cafe Lounge’a götürdü.

Gizli hamleleri ortaya çıktı! Türkiye harekete geçti

Gizli hamleleri ortaya çıktı! Türkiye harekete geçti

İdlib’deki katliam endişesi, Akdeniz’de on yıllarca sürecek “enerji savaşları” için yapılan hamleleri gizliyor. ABD bölgeye komuta gemisi, İngilizler ise nükleer denizaltı gönderiyor. Savaş gemilerini sondaj gemileri takip edecek. Önce ABD sonra da Fransız, İngiliz, İtalyan şirketleri doğalgaz zengini bölgede sondaja başlıyor.

Halen İdlib’deki taşeron teröristler ve sivil katliamı üzerinden gündem yaratılırken, dünyanın üçüncü büyük doğalgaz rezervinin bulunduğu Doğu Akdeniz’deki yoğunlaşma gözlerden kaçırılıyor. Akdeniz’deki bu yoğunluğun perde arkasında ise enerji konusunda sonbaharda yaşanacak gelişmeler var. 28 Eylül’de EXXON Mobil doğalgaz arama faaliyetlerini başlatacak. Yine Total, Shell, Eni, Qatar Gas, Noble Enerji, Kogas’ın da bölgede sondajlara peyderpey başlaması planlanıyor. Bir yandan da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Fransa’ya deniz üssü ve hava üssü kullanım izni verdi.

TÜRKİYE HAREKETE GEÇTİ

Amerika da GKRY’den üs talebinde bulundu. Bu gelişmeler karşısında Yunanistan ve GKRY’nin korkulu rüyası ise Türk donanması. Türkiye, donanmasıyla olası hak ihlallerine karşı teyakkuzda bulunurken Doğu Akdeniz’de Barbaros sismik araştırma gemisinin raporu doğrultusunda tespit edilen en verimli sahada sonbaharda milli arama gemisi Fatih ile aramaları başlatacak. Türkiye’nin henüz Akdeniz’deki enerji kavgası görünür olmadan GKRY’nin gasp ettiği tartışmalı alanlardan doğalgaz sondajını başlatmasının bu doğrultuda yapılacak en doğru hareket olacağı, Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerini pekiştireceği değerlendiriliyor.

AKDENİZ’DE ARTAN TRAFİK

Halen çok sayıda savaş gemisinin demirlediği Doğu Akdeniz’e yeni gemi sevkiyatları sürüyor. İngiltere’nin bir adet nükleer denizaltısı rotasını Akdeniz’e çevirdi. Amerika, 6. Filosunun Komuta Kontrol Gemisi USS Mount Witney de Selanik’teki fuara katılım bahanesiyle bölgeye intikal ettiriyor. Halen 2 adet Tomahawk füzesi yüklü destroyerini ve bir nükleer denizaltısını Akdeniz’de tutan Amerika’nın komuta kontrol gemisini bölgeye yaklaştırması, İdlib’deki kimyasal saldırı senaryolarına karşı hazırlık olarak değerlendiriliyor. Fransa ise uzunca bir süredir savaş gemisini Doğu Akdeniz sularında yüzdürüyor. Halen NATO Deniz Daimi Görev Grubu üç gemiyle Akdeniz’de görev yaparken diğer üye ülkeler de aralıklarla destek olarak gemi ekliyor. Rusların da Akdeniz’deki varlığı her geçen gün artıyor.

RUM KESİMİNDE ÜSLENİYORLAR

Doğu Akdeniz’de Suriye bahanesiyle yoğunlaşan bu güçlerin önümüzdeki 10 hatta 100 yıllık planlamalar dahilinde attıkları bazı adımlar da dikkat çekiyor. Fransa, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile 2007 yılında yaptığı anlaşma kapsamında bu ay hem deniz üssü hem de hava üssü kullanım hakkı aldı. Amerika da GKRY’den, üslerini kullanmak üzere girişimlerde bulunuyor. İngiltere ise zaten GKRY’de deniz ve hava üslerine sahip. Üsler konusunda dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise GKRY’nin Limasol Limanı’nı Suriye’de sözde kavgalı Rusya, ABD ile birlikte kullanıyor olması.

PERDE ARKASINDA ENERJİ VAR

Oluşan bu tablonun perde gerisinde ise, kısa bir süre önce ortaya çıkan dünyanın üçüncü büyük doğalgaz rezervinin varlığı yatıyor. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi için, geçici üsler verdiği tüm bu ülkelerin varlığı, GKRY’ye enerji bağlamında verilen desteğin bir delili olarak yansıtılıyor. Halen Basra Körfezi’nde petrolün yüzde 60’ına el koyan batılı güçler, Doğu Akdeniz’deki zengin doğalgaz rezervi için şimdiden bu bölgeyi mesken tutmuş görünüyor.

TÜRK DONANMASI KORKUSU

Amerikan Exxon Mobil 28 Eylül’de 10 numaralı sahada sondaj faaliyetlerine başlıyor. Yine Total, Eni, Shell, Noble Energy, Kogas, Qatar Gas da GKRY’nin tek taraflı münhasır ekonomik bölge ilan ettiği enerji sahalarında sonbaharda doğalgaz arama faaliyetlerine başlaması beklenen diğer şirketler. Bunlardan Türkiye ile iyi ilişkilere sahip Katar’ın petrol şirketlerinden Qatar Gas ise GKRY’de düzenlenen toplantılara şu ana kadar katılmadı ve arama yapacağına dair herhangi bir çalışması da gündeme yansımadı. Bununla beraber Akdeniz’de doğalgaz arama faaliyetleri sonbahardan itibaren yoğunlaşacak.

TÜRKİYE ÇEKİNCESİ

Akdeniz’de sonbahar hazırlıkları, Yunan ve Rum gazetelerine ise kaygılarla bir arada yansıyor. Yunan ve Rum gazeteciler “Doğu Akdeniz’de ilk bakışta belli olmayan bir savaşın geliştiği” tespitlerine yer verdikleri makalelerinde, “Bir yerde enerji kaynakları keşfedildi mi, bıçaklar çıkar. Doğu Akdeniz’de bıçaklar yerine birçok ülkenin savaş gemileri çıkıyor” diyerek, Akdeniz’deki gemi hareketliliğini sonbahar aylarında başlayacak sondaj faaliyetlerine bağlıyorlar. Atina ve Lefkoşa’nın en büyük kaygısının da Türk donanması olduğu gazetelere yansıyan bir diğer tespit. Türkiye, hak ihlali yapan İtalyan ENİ’nin doğalgaz arama gemisini engellemiş ve arama yapmasına izin vermemişti. Türk donanmasının olası benzer tepkilerinden duyulan endişe üst tondan ifade ediliyor.

SAHAYA İNİYORUZ

Türkiye, Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerinin korunması konusunda kararlı bir duruş sergilerken, Türk donanması ise sonbaharda başlayacak doğalgaz arama faaliyetleri kapsamında olası oldubitti girişimlerine karşı teyakkuzda. Türkiye de doğalgaz arama ve sondaj gemileriyle de sonbaharda Doğu Akdeniz’de yoğun varlık gösterecek. Barbaros gemisiyle Akdeniz’de yapılan sismik araştırmalar sonucu elde edilen raporların değerlendirilmesi ardından en uygun bölgede sondaj faaliyeti başlatılacak. Türkiye, her ülkenin sahip olamadığı bir imkan olan milli sondaj gemisi Fatih ile Akdeniz’de doğalgaz çıkaracak.

Ali Koç’tan Emre Akbaba itirafı

Ali Koç’tan Emre Akbaba itirafı

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, transferle ilgili açıklamalarda bulundu ve Aziz Behich ile Emre Akbaba ile ilgilendiklerini ancak transfer edemediklerini söyledi.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, FB TV’deki “Camiaya sesleniş” programında transfer dönemi ile ilgili konuştu ve Aziz Behich ile ilgilendiklerini kaydederken, Tolga Ciğerci ve Jailson transferine açıklık getirdi.

“TOLGA CİĞERCİ VE JAILSON, LİSTEMİZDE YOKTU”

Comolli’nin “100 kişilik transfer listesinin olduğunu açıklamasının” suistimal edildiğini kaydeden Koç, “100 oyuncu konusu da ciddi anlamda suistimal edildi. Biz bu kadar FFP sıkıntısı olan bir kulüp olarak transfer için 100 oyuncu bakmıyoruz. Bu takımın geleceği için oyuncu bakıyoruz. Arzu edip alamadığımız oyuncular da oldu. Bizim imkanlarımız, bayramdan sonra yaptığımız iki satıştan sonra arttı. Sadece yaptığımız bir Fernandao satışıyla Slimani ve Ayew’i aldık. İnsanlar bunu göz ardı ediyor. Sportif Direktör’ümüze hakaret edebiliyorlar. Bazı spor yazarları hırsız bile diyebiliyor” ifadelerini kullandı.

“SON GÜNLERDE G.SARAY’DAN AYRILDI”

Tolga Ciğerci ve Jailson’un transfer listesinde olmadığını belirten başkan, “Bu 100 kişilik oyuncu listemiz hala devam ediyor. Tolga Ciğerci, Jailson, bu 100 kişilik oyuncu listesinde yoktu. Yapılan veya yapılmayan tüm transferlerin sorumlusu Cocu, Ali Koç, Comolli ve Semih Özsoy’dur. Tolga Ciğerci, son dakika fırsatı olarak geldi. Son günlerde Galatasaray’dan ayrıldı zaten” dedi.

“AZİZ BEHICH İLE İLGİLENMİŞTİK, EMRE AKBABA…”

Aziz Behich, Emre Akbaba ve bir 10 numara ile görüştüklerini ancak transferi gerçekleştiremediklerini söyleyen Ali Koç, “İsteyip de alamadığımız oyuncular oldu. Aziz Behich ile ilgilenmiştik. Emre Akbaba konusunu zaten biliyorsunuz. Onun dışında 10 numara için bir oyuncuya bakmıştık. İsmini veremem. Ama olmadı o” bilgilerini aktardı.

ABD ne için uğraşıyor? Kışkırtıcı Türkiye-Rusya-İran açıklaması

ABD saldırı sayısını açıkladı, Türkiye ateşkes çağrısı yaptı! BM’de peş peşe açıklamalar!

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, Rusya ve Esad rejiminin İdlib’de 100’den fazla hava saldırısı düzenlediğini söyledi. Haley, Rusya ve İran’ın İdlib’de ateşkes teklifini kabul etmemesi ile ilgili de ‘Rusya ,İran ve Esed rejimi siyasi çözümle ilgilenmiyor. Türkiye bunu geçen hafta öğrendi” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu da BM Güvenlik Konseyinde İdlib’de bütün askeri operasyonlara son verilmesi ve ateşkes çağrısı yaptı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Rusya’nın talebi üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Tahran’da yaptığı zirvenin sonuçlarını ve İdlib’deki gelişmeleri görüşmek üzere toplandı.
Toplantıda söz alan İngiltere BM Daimi Temsilcisi Karen Pierce, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Wall Street Journal’da (WSJ) yayımlanan makalesindeki uyarılara tamamen katıldıklarını, aynı kaygıları taşıdıklarını söyledi.

“TEK BİR ÜLKE ELLE TUTULUR PLAN SUNDU”

Pierce, “Rusya ve İran’ı bizimle çalışmaya çağırıyoruz.” dedi. BMGK oturumunda bir tek Türkiye’nin elle tutulur bir plan sunduğunu belirten Pierce, herkesi Türkiye’nin planı ile birlikte hareket etmeye davet etti.

“KİMYASAL SİLAH KULLANILIRSA GÜÇLÜ CEVAP VERECEĞİZ”

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, burada yaptığı konuşmada, Rusya ve Esed rejiminin İdlib’de 100’den fazla hava saldırısı düzenlediğini ifade etti.

İdlib’de kimyasal silah kullanılırsa güçlü cevap vereceklerini ve uyarılarının arkasında olduklarını söyleyen Haley, “Esed’in Suriye halkının geleceğini çalmasına izin vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Rusya, İran ve Esed rejiminin siyasi çözümle ilgilenmediğini öne süren Haley, ” Türkiye bunu geçen hafta öğrendi, İdlib’de ateşkes istedi ama Rusya ve İran, Türkiye’nin bu teklifini kabul etmedi.” ifadelerini kullandı.

Sinirlioğlu, İdlib’de bütün askeri operasyonlara son verilmesi ve ateşkes çağrısı yaptı.

“ÇATIŞMASIZLIK BÖLGELERİ KORUNMALI”

Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu, rejimin kara ve hava saldırılarında kimyasal ya da konvansiyonel silah kullanmasının fark etmediğini, ayrım yapılmaması gerektiğini söyledi.

Sinirlioğlu, “Milyonlarca sivilin hayatının korunması uluslararası toplumun sorumluluğudur. Tahran zirvesinde de belirtmiştik tekrar ediyoruz çatışmasızlık bölgeleri korunmalı.” diye konuştu.

Suriye’de askeri sonuç olamayacağını belirten Sinirlioğlu, İdlib’deki durumun siyasi sürecin geleceğini de etkileyeceğini ifade ederek, “Türkiye olarak yanı başımızdaki şiddetin sona ermesi için çok çalıştık.” dedi.

“ANAYASA KOMİTESİNİN KURULMASI İÇİN İSTİŞARELERİ SÜRDÜRÜYORUZ”

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia da Tahran zirvesinin sonuçları hakkında konseyi bilgilendirdi.

Nebenzia, İdlib’de on binlerce El Nusra ve DEAŞ üyesinin bulunduğunu ifade ederek Rusya, İran ve Türkiye’nin tüm Suriye’de terör kalıntılarını temizleme konusunda hemfikir olduklarını açıkladıklarını söyledi.

Suriye’deki krize siyasi çözüm dışında bir alternatif olmadığını belirten Nebenzia, ”Siyasi çözüme karar veren silahlı muhalifleri acilen teröristlerden ayırmaya ihtiyaç var ve bu çağrı uluslararası toplumun tüm üyelerine.” dedi.Nebenzia, Astana garantörü üç ülkenin BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ile anayasa komitesinin Cenevre’de en kısa sürede kurulması için istişareler yürüttüklerini de belirtti.

“BATI SİYASİ ŞANTAJ YAPIYOR”

Tahran zirvesinde Suriye’nin yeniden inşa edilmesinin de ele alındığını ve şartların bu durum için uygun olduğunu söyleyen Nebenzia, Suriye’de insani yardıma, mayınların temizlenmesine ve altyapının yeniden inşa edilmesine ihtiyaç olduğunu ancak Batı’nın bu konuda ”siyasi şantaj yaptığını” ifade etti.

Suriyeli mültecilerin ülkeye geri dönüşünün de ele alınan konular arasında yer aldığına dikkati çeken Nebenzia, ”Suriye hükümeti bilindiği gibi güvenlik garantileri verdi. Suriyeli mültecilerin geri dönüşü için Türkiye ve İran ile uluslararası bir konferans düzenlenmesi için çalışıyoruz.” dedi.Nebenzia, Astana garantörü üç ülkenin bir sonraki toplantısının Rusya’da olacağını sözlerine ekledi.

FLAŞ HABER – Trump açık açık tehdit etti.

ABD uyardı: Cevabımız çok daha güçlü olur!

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Esad rejiminin İdlib’de kimyasal silah kullanması durumunda, ABD’nin daha önceki saldırılara oranla daha güçlü bir yanıt vereceğini ve konuyla ilgili olarak Fransa ve İngiltere’yle fikir birliğinde olduklarını söyledi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Esad rejiminin İdlib’de olası kimyasal silah kullanımına karşı uyarılarını yineledi. ABD’nin daha önce rejimin kimyasal silah kullanımı sonrasında Suriye’ye yönelik saldırılarını hatırlatan Bolton, bu kez cevaplarının çok daha güçlü olacağını söyledi.

Bolton, “Son günlerde, eğer üçüncü bir kimyasal silah kullanımı olursa, cevabımızın çok daha güçlü olacağı mesajını iletmeyi deniyoruz. İkinci saldırıda beraber hareket ettiğimiz İngiltere ve Fransa ile istişare halindeyiz. Onlar da kimyasal silah kullanımının çok daha güçlü bir cevapla sonuçlanacağını düşünüyorlar” ifadelerini kullandı.

Amerika Birleşik Devletleri, 2017’nin Nisan ayında Han Şeyhun kasabasında yaşandığı iddia edilen kimyasal saldırının ardından, rejime bağlı hedefleri vurmuştu. ABD’nin rejime karşı doğrudan ikinci saldırısı ise bu yılın Nisan ayında Doğu Guta’da kimyasal silah kullanıldığına dair görüntülerin ortaya çıkmasından sonra gelmişti.

GÜZEL HABER – ASELSAN büyük oranda temizlendi…

ASELSAN büyük oranda temizlendi.

FETÖ’nün, TSK’da olduğu gibi mahrem yapılanmaya gittiği ASELSAN’daki örgütlenmesi çözüldü. ByLock mesajları ile itiraflar üzerinden iz süren savcılık, ASELSAN’da, 900 kripto tespit etti. Şüphelilerin büyük çoğunluğu ihraç edildi.

FETÖ’nün, TSK’da olduğu gibi mahrem yapılanmaya gittiği ASELSAN’daki örgütlenmesi çökertildi. FETÖ, yerli savunma sistemlerini dışa bağımlıktan kurtarmak ve millileştirilmesi adına özellikle 2000’li yıllarının başından itibaren büyük atılımlar yapan, milli projeleri hayata geçiren ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK gibi kurumları hedef aldı. Örgüt, devletin tüm kurumları gibi kritik öneme sahip söz konusu kurumları da ele geçirdi. FETÖ, mensupları aracılığıyla yürütülen projelerle ilgili bilgileri örgüt hafızasında depoladı ve örgüt çıkarları için kullandı.

YİNE MAHREM ÖRGÜTLENME

15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan adli ve idari soruşturmalarla ASELSAN’ın da aralarında bulunduğu kurumlarda FETÖ’cü olduğu tespit edilenler ihraç edildi, haklarında dava açıldı. Ancak söz konusu kurumlardaki kriptolar hala deşifre olmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca FETÖ’nün, TSK, MİT, mülkiye, yargı ve emniyette olduğu gibi mahrem yapılanma şeklinde örgütlendiği ASELSAN yapılanmasına yönelik soruşturma derinleştirildi.

BYLOCK MESAJLARI ELE VERDİ

Yürütülen soruşturmalarla daha önce tespit edilen ASELSAN’daki örgüt üyelerinin “FETÖ üyeliği” suçundan yargılanmalarına devam edilirken, savcılık örgütün kripto haberleşme programı ByLock mesajları ile itirafçı ifadelerinin izini sürdü. ASELSAN yetkilileriyle koordineli bir çalışma yürüten savcılık bu yolla, hala görevde bulunan kriptoları da tek tek ortaya çıkarıyor.

İHRAÇ EDİLDİLER

Yapılan soruşturma neticesinde, devam eden davalar haricinde örgütün ASELSAN yapılanmasında 900 isim tespit edildi. Bunların büyük bir kısmının ihraç edilen ve açığa alınanlardan oluştuğu belirtildi. Örgütün ASELSAN yapılanmasını çözen soruşturma kapsamında şüphelilere yönelik peş peşe operasyonların yapılacağı vurgulanıyor.

Meclis hazırız dedi. Emeklilikte yaşa takılanlara müjde.

Emeklilikte yaşa takılanların gözü 1 Ekim’de

Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT), uzun yıllardır ilk kez, Meclis’te çoğunluğa sahip partilerin ortak gündem konusu haline geldi. Milletvekili sayısı 302’ye ulaşan dört parti, emeklilikte yaşa takılanların sorununun çözülmesi için aynı noktada buluştu. Yüz binlerce kişinin gözü, 1 Ekim’de açılacak Meclis’e çevrildi.

Yüz binlerce çalışanın beklediği emeklilikte yaş probleminin (EYT) ortadan kaldırılması muhalefet partilerinin ortak gündem konusu oldu. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberine göre 8 Eylül 1999 tarihinden önce kadın 20 yıl sigortalılık; erkek 25 yıl sigortalılık ve 5000 gün prim koşulunu yerine getirerek emekli olabiliyordu.

8 Eylül 1999 tarihinde 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile emeklilik yaşı artırıldı. Emeklilik yaşı, kademeli olarak kadınlarda 58, erkeklerde 60’a çıkartıldı.

2008 yılında yapılan ikinci değişiklikle de emeklilik yaşı kadın ve erkeklerde 2048 yılında 65’e çıkacak şekilde tekrar yükseltildi. Emekliliğe hazırlanan pek çok kişi bir gün farkla 2-3 yıl daha beklemek zorunda kaldı. Yasa değişikliğinin yapıldığı ilk yıllarda, kademeli yaş artışı konusunda toplumda bir konsensüs vardı. Doğrudan etkilenenlerin sesi cılız çıkıyordu. Zamanla prim gününü dolduranların sayısı arttıkça yaşı bekleyenlerin sesleri daha gür çıkmaya başladı. Önceki yasama dönemlerinde bazı muhalefet milletvekilleri münferit olarak yasa teklifleri verdi. Ancak, ilk defa muhalefet partileri, konuyu yeni yasama döneminin hemen başında gündeme getirdi.

DÖRT MUHALEFET PARTİSİ AYNI GÖRÜŞTE

Emeklilikte yaşa takılanlar konusunda ilk teklif, genel seçimlerde AK Parti ile ittifak yapan ve hükümet politikalarına geniş destek veren MHP’den geldi. MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, teklifi Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin talimatıyla hazırladığını vurguladı. Erdem’in ardından CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin ve Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ile İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, TBMM Başkanlığı’na yasa teklifi sundu. Tekliflerin ortak noktası, 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olarak çalışmaya başlayan kadınların 20, erkeklerin 25 yıl sigortalılık süresi ve 5.000 gün prim ödeme koşulunu yerine getirmeleri halinde yaşı beklemeden emekli olmaları yönünde.

DÖRT PARTİ MECLİS’TE ÇOĞUNLUĞU OLUŞTURUYOR

Meclis’te grubu bulunan dördüncü muhalefet partisi HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan’ın da bu hafta içinde konuyla ilgili yasa teklifi hazırlayarak TBMM Başkanlığı’na sunması bekleniyor. Bu arada HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, geçen hafta yaptığı açıklamada, emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili yasa teklifi hangi partiden gelirse gelsin destekleyeceklerini söyledi.

AK Parti TBMM’de 290 sandalyeye sahip bulunuyor. Emeklilikte yaşa takılanlara yönelik yasa teklifi veren CHP’nin 144, MHP’nin 50, İYİ Parti’nin 41 milletvekili bulunuyor. Teklife destek vereceğini açıklayan HDP de Meclis’te 67 milletvekili ile temsil ediliyor. Böylece, teklifi destekleyen partilerin toplam oyu 302’ye ulaşarak, çoğunluğu sağlıyor.
TBMM, tatilin ardından 1 Ekim’de yeni yasama yılına başlayacak. Emeklilikte yaşa takılanların gözü kulağı yeni yasama yılında Meclis’te olacak.

38 YAŞINDA EMEKLİLİK OLACAK MI?

Muhalefet partilerinin tekliflerinde, 8 Eylül 1999 tarihi öncesinde sigortalı olanların, 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış bulunan sosyal güvenlik kanunları hükümlerine göre gereken sigortalılık süresi, hizmet süresi ve prim gün sayısı koşulunu yerine getirenlerin yaşı beklemeksizin emekli edilmeleri öngörülüyor. Teklifler bu şekilde yasalaştığı takdirde, 1989 yılında 18 yaşında işe giren bir kadın 2019 yılında 38 yaşında emekli olabilecek. 1989’da 18 yaşında işe giren bir erkek de 2024 yılında 43 yaşında emekliliğe hak kazanabilecek.